![]() |
| 01 Kasım 2010 - 09:14 |
OZON NASIL İYİLEŞTİRİCİ ETKİ GÖSTERİYOR Ozon yüksek derecede oksidasyon gücüne sahip olduğu için tıpta “aktif oksijen” olarak tanımlanır. Tedavide kullanılan ozona yüksek enerjisinden dolayı, vücut hücrelerinin bir anlamda tıpkı yakıtı gibidir diyebiliriz. Ozon, hasta olan organizmalarımıza yönlendirilen bir nevi aktive edilmiş bir oksijendir.
Kan dolaşımını arttırma yeteneği, onu sadece dolaşımla ilgili bozuklukların
tedavisinde değil birçok hastalıkta bozulmuş olan organik fonksiyonların
yeniden canlandırılma amacıyla kullanılmasının kapısını açar.
Ameliyat sonrası halsizlik durumlarında, kireçlenmelerde, eklem ağrılarında,
yaşlılığın meydana getirdiği tüm sorunların çözümünde ozon tedavisinden çok iyi
sonuçlar elde edilmektedir.
Bunun dışında özellikle şeker hastalarında meydana gelen açık yaraların
kapatılmasında kullanılan ozon, açık yarası olmayan diyabetik hastalarda da
ileride olabilecek doku tahribatını engellemek için uygulanabilmektedir.
Ozonun kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin metabolizma aktivasyonu sonucu kişiler
kendilerini yenilenmiş gibi hissetmektedirler. Profesyonel sporcular ve
kadınlar bu tedaviden oldukça faydalanmaktadırlar. Ozon fiziksel dayanıklılığı
arttırmaktadır. Sağlıklı insanların performanslarını artırma ve vücudu
gençleştirmede de etkin rol üstlenmektedir.
Ozon gazı, dolaşım bozukluklarından viral hastalıklara ve romatizmaya kadar bir
çok hastalıkta yardımcı tedavi olarak kullanılmakta ve başarılı sonuçlar
alınmaktadır. Tıpta ozon , yaraların dezenfeksiyonunda, bakteri ve virüslerin
sebep olduğu hastalıkların tedavisinde de kullanılır. Özetle ozon, kan
dolaşımını hızlandırabilmekte ve başta mikroplarla mücadele olmak üzere vücut
savunmasını gerektiren tüm olaylarda görev alan bağışıklık sistemini de
hareketlendirmektedir.






